13 Nisan 2025 Pazar

yirminin kürkü, dördün madonnası

"Acı acı güldüğümü hissettim. İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişimi içerliyordum. Yirmi dört yaşına geldiğim halde hala çocukluğumun saflığından kurtulamamıştım."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Öyle güzel bir kesit ki. Bana küçükken Taksim kütüphanesine gidip yazıldığım dönemi, kütüphane içinde kaybolurken merakla yeni bir dünya bulma hissimi hatırlattı. Kaybolur gibi olurken, o his, tekrar tekrar beynimi kemirirken, bir türlü iyilik tarafımı, masumiyetimi yenemiyorum, ne büyük vasıf ve aslında ne büyük cefa benim için, hem iyisin, affediyorsun, kibrin yok, kinin yok, her şeye maşallah, daha iyisi olsun derken, beyaz kanatların çıkıyor sırtından; oysa ki asilliği seviyorsun, siyahı seviyorsun, sert cümlelerin kadınısın, esip gürleyen tarafın da var, yıkıp yağmalıyorsun, fakat bir gülüşe ve bir yaramazlığa tav oluyorsun. Nasıl bir şey bu sonu olmayan baharın içinde gidip gelmek anlatayım, her mevsimim var, fakat yoruyor, yağmurum yoruyor, fırtınam yoruyor, farazi söylüyorum bazen çiçek açmak dahi yoruyor çünkü yanlış yerde açıyorum, kendi içimde kutuplaşmalara ve küresel ısınmalara sebep oluyorum. Sorgulamıyorum artık, serhaddimi aşmıyor, duruluyor, daha çok duruluyor, masum yanımı da, bembeyaz, çiçeklerle dolu yolumu da, karanlık tarafımı, elinin tersiyle iten, inciten tavrımı da kabul ediyorum.

Hayat boyu savaşım yalnız kalmak iken yalnız kaldığımda hayıflanan tarafimı da seviyorum, bu, bana; manevi doyumda arkadaşlık ve dostluk kurmamda, tatmin olmamda ve böylesine zor bir kadın iken kabul görmemde saf ve temiz sevgi olduğuna inanabilmemde yol gösteriyor.

Var olan durumumda çevremi sorgulamayı, gerçek mi değil mi ayırt etmeyi ve gücümün her zaman daha üstünde düşünebilmeyi, soyut kavramdan somut kavramlara aktarabilmeyi seviyorum. Durup dururken aklıma gelen bir huyumu, sevdiğim bir şarkıyı hatırlamayı, kendimi iyileştirebilmek için kendime savaş açmayı, bu denli içimde güç birikintisi olmasını seviyorum.

Hayıflanmıyorum.

Araştırıyor, okuyor, izliyor, daha çok konfor alanımdan çıkmak için çabalıyor, kendimi zorluyorum. Evet değişimin kölesiyim, evet sabit olmaya aşığım.

Kalemimi de elime alıyor, bırakıyorum. Arada oluyor bana bu.

16.01.2020 /

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder