Hani aydınlatırdı sevgi çocukları
Ruhun özgürlüğünü coştururdu belki
Belki yaprakları
Sarıp sarmalardı kırk yıllık özlemle
Büyütürdü, okşardı, sevişirdi, koklardı
Bunca halsizlik neden
Neden anlaşılmazlık
Neden anlatamamak
Neden büyüdükçe pisleşmek
Nerede kaldı çocukluğumdaki üfleme çiçeklerim
Nereye saklandılar, buradalar mı
Artık ben mi göremiyorum
Yalnız ben mi göremiyorum
Bir çarpıntı başladı yine sevgiden,
Umuttan, umutsuzluktan.
Boşlaşmak, boşlamak, hiçleşmek, öylece
Bir yatağın kenarında (her hangi bir yatak)
Ucunda, yatağın
Bedenime batan kemiğinde
Kalmak, kalıplaşmak, aptallaşmak, budalalaşmak
Günün aydığını uyandığında değil
İlk ışıkları o ezanı uyandığında değil
Uyurken görmek
Tüm robotlaşmalar ve tüm söz öğeleri
Ruhumun tüm açlığı
İki mikrobun birbirine savaşı gibi
Bakıyorum, görüyorum evet duyuyorum
Konuşuyorum da
Yine anlatamam, anlatmam
Anlaşılmam ki hiç
Biliyorum hep küçükken iyiydik
Güzeldik su damlası gibi berraktık
Acıyı görmezdik, eğlenirdik
Şimdi kendimi kandırıyor gibiyim
Eğleniyor da zevk almıyor gibiyim
Babaannemin öldüğünü ve olmadığını bilirdim
Günah işleyeceğimi düşlediğimde gökyüzüne
Masumca gökyüzüne bakıp
Babaannem görmesin diye
Tabağımdaki mandalinayı bitirmemek için
Çöpe atmak yerine yerdim
İçtendim, masumdum çoçuktum işte
Bir merdiven boşluğundan yuvarlanmıştım
Annem dizlerime merhem sürerken
Yine masum bir şeye masumca ağlamıştım
Şimdi çok kirli şeylere ağlıyorum
Büyümeyi geç, her şeyi anlıyorum
Alınmasın kimse içinizi görüyorum
Ne yazık ki çoğu zaman rol yapıyorum
Sigarasız duramıyorum ve hatta
Uzaklarda kalamıyorum
Sevgiyle bakamıyorum aşka tutunamıyorum
Çok korkuyorum
Çok yutkunuyorum
Çok üzülüyorum
Çok yansıtmıyorum
Uçuklarım var
Göz torbalarım
Dirseklerimdeki sinirler çok hassas
Salak kramplarım
Yol ortası ağlamalarım
Sevgiden yana ufacık bir umuda tutunduğumda
Fesleğenli makarnalarım var
Mutfakta dans etmelerim var
Dayak yemiş taciz görmüş bedenim var
Halsiz ve sinirli
Sabırsız ve tatminsiz
Beğenmeyen karanlık bir yanım var
Gülmeyi seviyorum ve güldürmeyi
Sevmeyi seviyorum ve yine sevmeyi
Hayran olamıyorum kimseye hayran
Kalamıyorum
İnsanlarla eğlenirken gerçekten zevk alamıyorum
Bir çatı katında toparlanana kadar
Yazı yazmak istiyorum ama onay almak istemiyorum
Benim evim bahçe katı
Başka evim yok
Sonsuz güzellikleri
Ve sevgi dolu çocukları
Biliyorum ki büyüyecekler ve taş kalpli olacaklar
Yıllar oldu yazmıyorum
Yazmayı bırakıyorum
Yaz diyorlar üzülüyorum
Yine üzülüp hep başa dönüyorum
Sonra yine bir gün böyle donakalıyorum
Yazıyorum
Yine bırakıyorum
Sessizliğin ve anlaşılmazlığın
Bir şeye tutunma ihtiyacımın olmayışının
Güç gibi gözüken bu sorumluluk sırtlamaların
Altında debeleniyorum
Bir tabutun üzerindeki tahtaları açmaya çalışır gibi
Yine nefessiz kalacağımı bile bile
Uğraşıyorum
Hep kendi halimde
Sonsuz kendi halimde